İngilizce Sözlük

toy

Klavye

Türkçe

  1. toy:brash. callow. child. colt. cub. fresh. green. ingenuous. naive. novice. simple. tender. unsophisticated , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  2. toy:A plaything for children; a bawble , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  3. toy:A thing for amusement, but of no real value; an article of trade of little value; a trifle , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  4. toy:A wild fancy; an odd conceit; idle sport; folly; trifling opinion , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  5. toy:Amorous dalliance; play; sport; pastime , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  6. toy:An old story; a silly tale , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  7. toy:A headdress of linen or woolen, that hangs down over the shoulders, worn by old women of the lower classes; called also toy mutch , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  8. toy:To dally amorously; to trifle; to play , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  9. toy:To treat foolishly. a nonfunctional replica of something else ; 'a toy stove' manipulate manually or in one's mind or imagination; 'She played nervously with her wedding ring'; 'Don't fiddle with the screws'; 'He played with the idea of running for the Senate' , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  10. toy:green. inexperienced or immature person. callow. green horn. immature. inapt. inept. jackaroo. naive , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  11. toy:an artifact designed to be played with. a nonfunctional replica of something else ; 'a toy stove'. copy that reproduces something in greatly reduced size. any of several breeds of very small dogs kept purely as pets. behave carelessly or indifferently; 'Play about with a young girl's affection'. manipulate manually or in one's mind or imagination; 'She played nervously with her wedding ring'; 'Don't fiddle with the screws'; 'He played with the idea of running for the Senate'. engage in an activity as if it were a game rather than take it seriously; 'They played games on their opponents'; 'play the stockmarket'; 'play with her feelings'; 'toy with an idea' , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

Kelime Öner

Son eklenenler

kıvcı, itimil, chocolate, paykamak, kembağal, hoonigan, alısün, nakaracuka, yelletke, sualtı kayık, ayant, stadium, dictaphone, drone, million, ninem, dedem, babam, annem, kızım,

En son Arananlar

Kulak spreyi, çözelti, Cenozoic era, off guard, vatican, Modül, triumvirate, Menü, Bula, Hevy Lift Helicopter, unstudied, indigested, enunciation, a, Isı ile Şekillendirilmiş, akıl, the lesser of two evils, türkiye oşinografi enstitüsü, bimanous, not move a muscle, beyan, toy,

Sosyal