İngilizce Sözlük

mark

Klavye

Türkçe

  1. mark:mark , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  2. mark:A license of reprisals , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  3. mark:See Marque , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  4. mark:An old weight and coin , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  5. mark:See Marc , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  6. mark:The unit of monetary account of the German Empire, equal to 23.8 cents of United States money; the equivalent of one hundred pfennigs , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  7. mark:Also, a silver coin of this value , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  8. mark:A visible sign or impression made or left upon anything; esp., a line, point, stamp, figure, or the like, drawn or impressed, so as to attract the attention and convey some information or intimation; a token; a trace , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  9. mark:A character or device put on an article of merchandise by the maker to show by whom it was made; a trade-mark , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  10. mark:A character made as a substitute for a signature by one who can not write , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  11. mark:A fixed object serving for guidance, as of a ship, a traveler, a surveyor, etc.; as, a seamark, a landmark , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  12. mark:A trace, dot, line, imprint, or discoloration, although not regarded as a token or sign; a scratch, scar, stain, etc.; as, this pencil makes a fine mark , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  13. mark:An evidence of presence, agency, or influence; a significative token; a symptom; a trace; specifically, a permanent impression of one's activity or character , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  14. mark:That toward which a missile is directed; a thing aimed at; what one seeks to hit or reach , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  15. mark:Attention, regard, or respect , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  16. mark:Limit or standard of action or fact; as, to be within the mark; to come up to the mark , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  17. mark:Badge or sign of honor, rank, or official station , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  18. mark:A characteristic or essential attribute; a differential , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  19. mark:A number or other character used in registering; as, examination marks; a mark for tardiness , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  20. mark:Image; likeness; hence, those formed in one's image; children; descendants , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  21. mark:One of the bits of leather or colored bunting which are placed upon a sounding line at intervals of from two to five fathoms , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  22. mark:The unmarked fathoms are called 'deeps.' To put a mark upon; to affix a significant mark to; to make recognizable by a mark; as, to mark a box or bale of merchandise; to mark clothing , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  23. mark:To be a mark upon; to designate; to indicate; used literally and figuratively; as, this monument marks the spot where Wolfe died; his courage and energy marked him for a leader , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  24. mark:To leave a trace, scratch, scar, or other mark, upon, or any evidence of action; as, a pencil marks paper; his hobnails marked the floor , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  25. mark:To keep account of; to enumerate and register; as, to mark the points in a game of billiards or cards , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  26. mark:To notice or observe; to give attention to; to take note of; to remark; to heed; to regard , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  27. mark:To take particular notice; to observe critically; to note; to remark. the impression created by doing something unusual or extraordinary that people notice and remember; 'it was in London that he made his mark'; 'he left an indelible mark on the American theater' a number or letter indicating quality ; 'she made good marks in algebra'; 'grade A milk'; 'what was your score on your homework?' the shortest of the four Gospels in the New Testament a symbol of disgrace or infamy; 'And the Lord set a mark upon Cain'--Genesis a visible indication made on a surface; 'some previous reader had covered the pages with dozens of marks'; 'paw prints were everywhere' a written or printed symbol ; 'his answer was just a punctuation mark' Apostle and companion of Saint Peter; assumed to be the author of the second Gospel formerly the basic unit of money in Germany make or leave a mark on; 'mark the trail so that we can find our way back' designate as if by a mark; 'This sign marks the border'; 'He indicated where the border ended' , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  28. mark:monetary unit of Germany , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  29. mark:Deutschmark , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  30. mark:a number or letter indicating quality ; 'she made good marks in algebra'; 'grade A milk'; 'what was your score on your homework?'. a distinguishing symbol; 'the owner's mark was on all the sheep'. a reference point to shoot at; 'his arrow hit the mark'. a visible indication made on a surface; 'some previous reader had covered the pages with dozens of marks'; 'paw prints were everywhere'. the impression created by doing something unusual or extraordinary that people notice and remember; 'it was in London that he made his mark'; 'he left an indelible mark on the American theater'. a symbol of disgrace or infamy; 'And the Lord set a mark upon Cain'--Genesis. formerly the basic unit of money in Germany , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  31. mark:Apostle and companion of Saint Peter; assumed to be the author of the second Gospel. a person who is gullible and easy to take advantage of. a written or printed symbol ; 'his answer was just a punctuation mark'. a perceptible indication of something not immediately apparent ; 'he showed signs of strain'; 'they welcomed the signs of spring'. the shortest of the four Gospels in the New Testament. an indication of damage. marking consisting of crossing lines. something that exactly succeeds in achieving its goal; 'the new advertising campaign was a bell ringer'; 'scored a bull's eye'; 'hit the mark'; 'the president's speech was a home run'. attach a tag or label to; 'label these bottles'. designate as if by a mark; 'This sign marks the border'; 'He indicated where the border ended'. be a distinctive feature, attribute, or trait; sometimes in a very positive sense; 'His modesty distinguishes him form his peers'. mark by some ceremony or observation; 'We marked the anniversary of his death'. make or leave a mark on; 'mark the trail so that we can find our way back'. to accuse or condemn or openly or formally or brand as disgraceful; 'He denounced the government action'; 'She was stigmatized by society because she had a child out of wedlock'. notice or perceive; 'She noted that someone was following her'; 'mark my words'. mark with a scar; 'The skin disease scarred his face permanently'. make small marks into the surface of; 'score the clay before firing it'. establish as the highest level or best performance; 'set a record'. make underscoring marks. remove from a list; 'Cross the name of the dead person off the list'. put a check mark on or next to; 'Please check each name on the list'; 'tick off the items'. assign a grade or rank to, according to one's evaluation; 'grade tests'; 'score the SAT essays'; 'mark homework'. insert punctuation marks into , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  32. mark:The mark points to a position in the text It specifies one end of the region , point being the other end Many commands operate on all the text from point to the mark Each buffer has its own mark See section 7 The Mark and the Region , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  33. mark:The mark points to a position in the text It specifies one end of the region , point being the other end Many commands operate on all the text from point to the mark Each buffer has its own mark See section The Mark and the Region , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  34. mark:The mark points to a position in the text It specifies one end of the region , point being the other end Many commands operate on all the text from point to the mark Each buffer has its own mark See Mark , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  35. mark:The mark points to a position in the text It specifies one end of the region , point being the other end Many commands operate on all the text from point to the mark See section The Mark and the Region. 1) A strike or spare; 2) the point on the lane where the bowler intends to put the ball down or otherwise use as a target , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  36. mark:The mark points to a position in the text It specifies one end of the region , point being the other end Many commands operate on the whole region, that is, all the text from point to the mark See section Selecting Text , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  37. mark:An object the sailing instructions require a boat to leave on a specified side, and a race committee vessel surrounded by navigable water from which the starting or finishing line extends An anchor line and objects attached temporarily or accidentally to a mark are not part of it , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  38. mark:Has two definitions; one: the name for the clapping of the sticks to sync the sound and the picture And Two: Something on the ground that lets the talent know where they should be for the shot. in many text editors, it is an invisible label used to mark your position in the file , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  39. mark:An identification number or method of relating to the erector which joist, joist girder or other separate part of the building goes at what location when being erected, i e , J1, K25, L7, G12, or JG9 See Piece Mark and Part Number , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  40. mark:Point on the lane at which the bowler is aiming , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  41. mark:An object the sailing instructions require a boat to pass on a specified side , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  42. mark:A spare or strike, so called because of the identifying mark put on the score sheet , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  43. mark:An indicator of the extent to which the achievement of the learning outcomes for a module or programme have been achieved , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  44. mark:A mark is equivalent to a binary 1, EIA negative voltage , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  45. mark:To identify the spot on the green where a player has picked up a ball for cleaning or to clear the way for another player's putt , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  46. mark:On a Golomb ruler, the number of numbers in the line A ruler of 0-1-3-7 would have 4 marks See also: Golomb Rulers. to put down a ballmarker, usually a small, flat object to be able to replace the ball precisely in its original location after lifting Example: Jim's ball was lying right where I was going to place my foot, so I had him mark/spot it , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  47. mark:The mark points to a position in the text It specifies one end of the region , point being the other end Many commands operate on all the text from point to the mark Each buffer has its own mark Chapitre 11 , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  48. mark:To identify the spot on the green where a player has picked up a ball for cleaning or to clear the way for another player's putt , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  49. mark:To 'catch' the ball To qualify as a mark, the player must be in control of the ball and it can't have been touched by anothe player nor bounced before reaching the player , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  50. mark:The last trade price of an issue If the last trade is outside of the current Ask and Bid, the mark is either the bid or the offer, whichever is closer in price to the last trade , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  51. mark:An object the sailing instructions require a boat to pass on a specified side, excluding its anchor line and objects attached temporarily or accidentally , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  52. mark:Damage in the surface of the product whose name is often described by source , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  53. mark:march , mark , pith , core , marrow , medulla , pulp , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

Kelime Öner

Son eklenenler

otoş, mümerrize, kıvcı, itimil, chocolate, paykamak, kembağal, hoonigan, alısün, nakaracuka, yelletke, sualtı kayık, ayant, stadium, dictaphone, drone, million, ninem, dedem, babam,

En son Arananlar

to cut off the argument, Size, servi agaci, Drug, misspell, renklendirmek, il, Elektromanyetik Örtme ve Aldatma, Onbasi, baymouth breakwater, baldırın ön kısmı, Hava Alarm Durumu, kolalamak, predetermine, ekstra, Evliya, laid off, termal analiz, second, rec  reddetme kriteri, mark,

Sosyal