İngilizce Sözlük

Blister

Klavye

English

  1. blister:kabarcık Genel,Fiil beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  2. blister:blister Genel,Fiil beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  3. blister:fiske Genel,Fiil beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  4. blister:yakı Genel,Fiil beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  5. blister:su toplama Genel,Fiil beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  6. blister:uçağın üsünde bulunan ve içine silah yerleştirilen saydam odacık Genel,Fiil beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  7. blister:kabarmak Genel,Soru beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  8. blister:kabartmak Genel,Soru beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  9. blister:su toplamak Genel,Soru beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  10. blister:azarlamak Genel,Soru beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

Türkçe

  1. Blister:Blister Genel,Fiil beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

Kelime Öner

Son eklenenler

otoş, mümerrize, kıvcı, itimil, chocolate, paykamak, kembağal, hoonigan, alısün, nakaracuka, yelletke, sualtı kayık, ayant, stadium, dictaphone, drone, million, ninem, dedem, babam,

En son Arananlar

accomplish, muvazenesizlik, mortgage, kumaş serme masası, classic, Agrega, cat mint, nucleon, Katodik Sapma, association in support of contemporary life, aynî, Yeraltı, nüfuz edilme kabiliyeti, sanal alem, in play, send away for, bespeak, sanatsever, niteleyen, aktarmasız, Blister,

Sosyal